• Drzyzga’dan Fenerbahçe ve Türk Voleyboluna Sert Eleştiriler
      Polonya 'nın TVP Sport haber sitesinden Sara Kalisz'in Fabian Drzyzga' ile gerçekleştirdiği çarpıcı röportaj sizlerle
    • Drzyzga’dan Fenerbahçe ve Türk Voleyboluna Sert Eleştiriler
      05.05.2026 - 10:46 | Güncelleme:05.05.2026 - 10:46

      Fenerbahçe’nin eski pasörü Fabian Drzyzga, Türkiye’deki kariyerine ve Türk voleybolcuların profesyonellik anlayışına dair ses getirecek açıklamalarda bulundu. Polonyalı oyuncu, Türk ligindeki yüksek maaşların oyuncuları "konfor alanına" hapsettiğini ve gelişim arzusunu körelttiğini savundu.

      "Maaşlar Voleybol Gerçekliğinin Üzerinde"

      Türk oyuncuların kendi liglerinde kazandıkları rakamların Polonya veya İtalya gibi üst düzey liglerle kıyaslandığında çok yüksek olduğunu belirten Drzyzga, "O rakamları üçe bölmeniz gerekir; o haliyle bile hiçbir Türk oyuncu Avrupa’da bu maaşları alamaz. Kendi ülkelerinde bir elleri yağda bir elleri balda yaşıyorlar," ifadelerini kullandı. Bu durumun oyuncuların yurt dışına çıkma ve kendini geliştirme isteğini azalttığını vurguladı.

      Disiplin ve Otorite Eksikliği

      Takımdaki başarısızlığın nedenlerinden biri olarak "sert bir antrenör eli" eksikliğini gösteren tecrübeli pasör, şu noktalara dikkat çekti:

      • Antrenör Otoritesi: Slobodan Kovac’ın oyuncularla fazla yakın ilişki kurduğunu ve bunun suistimal edildiğini belirtti.

      • Karakter Farklılıkları: Takım içindeki karakterlerin birbirine uymadığını, bazı oyuncuların çok rahat davrandığını ifade etti.

      • Kurumsal Kaos: Kulüp yönetimindeki ani değişikliklerin ve Dariusz Stanicki gibi tecrübeli isimlerle yolların ayrılmasının takımı olumsuz etkilediğini dile getirdi.

      Voleybola Bakış Açısı Değişmeli

      Türk oyuncuların potansiyellerine rağmen öğrenmeye ve rekabet etmeye yeterince istekli olmadıklarını savunan Drzyzga, "Yenilgi sadece spor değildir; bir maçı kaybettiğimde bu benim içime dert olur. Türkler arasındaysa her şey pembe bir bulutun üzerinde; çünkü nasılsa iyi para kazanıyorlar," diyerek mentalite değişiminin şart olduğunu söyledi.

       

       

      Sara Kalisz'in Polonyalı Fabian Drzyzga ile yaptığı röportajın tamamı aşağıdadır:

       

      -Türk oyuncuların kendi liglerinde o kadar iyi kazandıklarını, bu yüzden yurt dışına çıkıp kendilerini geliştirme ihtiyacı duymadıklarını duydum. Buna katılır mısın?

      Fabian Drzyzga: "Yüzde yüz katılırım. Türk oyuncuların kazandığı paralar (kimsenin parasında gözüm yok, daha fazlasını kazansınlar) voleybol piyasası ve standart kontratlarla kıyaslandığında; o rakamları üçe bölmeniz gerekir ve o haliyle bile o oyunculardan hiçbiri Polonya veya İtalya'da o maaşı alamaz. O liglerde sadece pasaportuna değil, yeteneğine bakarlar. Türk liginden çok daha güçlü ligler var.

      Yine de bu lig gelişiyor, çok iyi bir dönemden geçiyorlar. Daha da iyi olmalarını dilerim. Ancak ligin oyuncu gelişimine çok daha fazla odaklanması gerekiyor. Biz de bir zamanlar zor dönemlerden geçtik ama Plamen Konstantinov, Pawel Abramow veya Stephane Antiga gibi voleybolculardan bir şeyler öğrenmeyi bildik. Türklerin de bunu yapması lazım ama bunu isteyeceklerinden emin değilim. Kendi ülkelerinde "bir elleri yağda bir elleri balda" yaşıyorlar."

      Türk oyuncuların voleybola bakış açılarını değiştirmeleri gerek"

      -Takımda, nasıl oynarsa oynasın her zaman "ayrıcalıklı olan isimler var mıydı?

      Fabian Drzyzga: "Kimi kastettiğini biliyorum ama en büyük "koruma kalkanının" onda olup olmadığından emin değilim. Ervin (Ngapeth) renkli bir karakter, voleybol oynamayı biliyor ama onu sadece "ayrıcalıklı" biri olarak tanımlamak meseleyi basitleştirmek olur.

      Bence asıl Türk oyuncuların voleybola bakış açılarını değiştirmeleri gerekiyor. Oynama yetenekleri ve büyük potansiyelleri var ama bir adım öteye gitmek için her şeyi yapmıyorlar. Öğrenmeye, çalışmaya ve rekabet etmeye istekleri yok; en azından ben bu oyuncularda bunu göremedim. 

      Yabancı oyuncular arasında Fransızlar ve daha önce de bir Bulgar vardı. Bu milletlerin daha "voleybolcu" karakterli olduğu hissindeyim. Yenilginin sadece spor olmadığını, sahada geçirilen iki üç saatten fazlası olduğunu anlıyorlar. Ben bir maçı kaybettiğimde bu içime dert olur, zafer ise güzeldir ama çabuk unuturum. 

      Türkler arasındaysa her şey güzel, hoş ve renkli; çünkü iyi para kazanıyorlar, bu yüzden endişelenecek bir şeyleri yok. Çalışmadan "nasılsa sonra daha iyi olur" diye bakıyorlar."
          
      – Sert bir el lazımdı dedin. Slobodan Kovac oyuncularla fazla mı "kanka" oldu?

      Fabian Drzyzga: "Kişisel olarak onunla çalışmayı sevdim. Sadece 'metrekare başına çok fazla Balkan kanı düştüğünü' söyleyerek şaka yapıyordum. Bence o, oyuncular için iyi bir arkadaş, hatta bir baba figürü olmak istedi ve her şeyi oyuncuların eline bıraktı. 

      Oyuncuların bunu her zaman suistimal edeceğine inanıyorum. Bir voleybolcunun üzerinde hafif bir "kırbaç" ve antrenör otoritesi olmalı ki işler düzgün yürüsün. Arkadaşça ilişkiler çok çabuk suistimal edilebilir ve antrenmanlarda yakalanması gereken form kaybolabilir. Voleybol dışında kanka olabilirsiniz ama saha, disiplin ve talep gerektiren bir yerdir."

      Fabian Drzyzga, Fenerbahçe'de geçen kötü sezonun nedenleri hakkında:

      " Bence kulübe bir kaos hakim oldu. Kulübün üst yönetiminde personel değişiklikleri yaşandı; bu durum voleybolcuları etkilememesi gerekse de etkiledi. Başkanların, sportif direktörlerin değişmesi, fikir ayrılıkları, sonrasında yapılan çeşitli görüşmeler... Tüm bunlar kulübün normal işleyişini bozdu. Her yeni gelen kişi bizim için en iyisini istedi ama öncekilerin yıllarca süren deneyiminin yerini doldurmak zordur.

      – Dariusz Stanicki'yi mi kastediyorsun?

      " Kulüpte 20 yıl çalıştı ve bir günde ona teşekkür edilip yollar ayrıldı. Bunun en iyi çözüm olmadığını düşünüyorum. Diğer yandan ne Darek ne de yönetimdeki diğer kişiler voleybol oynuyordu, biz oynuyorduk. Yeni oyuncular getirildi, onlardan beklenti büyüktü. Ancak tüm karakterler birbirine uymadı. Bazıları çok rahattı, diğerleri ise ellerinden geleni yapmaya çalıştı. Her şey birbirinden kopuktu. Bence takımın daha "sert" bir antrenör eline ihtiyacı vardı, özellikle de başlangıçta. Basitçe söylemek gerekirse kötü oynuyorduk."

       

       

       

      Kaynak: Sara Kalisz, TVPSPORT.PL

       

       

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Voleybol Aktuel hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.