• Admin
      Admin

      Fatih Terim Haklıydı… Peki Türkiye’de Bunu Yapan Hiç mi Yok?

      Yayınlanma: 22 Temmuz 2026

      Türk Spor Ajansı Yazarlarından Ömer Gürsoy'un voleybol altyapılarında son yılların yükselen kulübü Spor Toto ve sistem hakkındaki yazısını değerli yazarımızın affına sığınarak küçük bir katkı yaparak paylaşmak istiyoruz.

      Son yıllarda Anadolu'nun her yerine ulaşıp taramalar yaparak erkek voleybolunun alt yapısına yatırım yapan Spor Toto Spor Kulübü, meyvelerini toplamaya başladı. Tüm yıl boyunca aralıksız devam eden çalışmalarda ülkemizin her yerine ulaşan Spor Toto Spor Kulübü Altyapı ekipleri, Ankara'da her türlü imkanı sağlayarak seçilen oyunların hayatlarına da dokunmayı başarıyor.
      Sportif başarı anlamında dereceler de gelmeye başladı. Bu yıl Eskişehir'de düzenlenen Festival  Voleybol organizasyonunda yıldız erkeklerde çeyrek final, küçük erkeklerde dördüncü ve genç erkeklerde Türkiye Şampiyonu olan Spor Toto istikrarlı ve planlı çalışmanın  ödüllerini toplamaya başladı.

      Türkiye'nin en üst ligi olan Efeler Ligi'nde birçok takımda oynanamaya başlayan genç oyuncularına önemli bir deneyim de katan Spor Toto'da geçtiğimiz sezon bu deneyimi yaşayan Doğan Karakoç, Yiğit Savaş Kaplan, Uğur Olcay, Bahadır Koyucu, Yusuf Emre Güler, Doğukan Yaltıraklı, Ege Biber, Berk Şentürk, Yunus Emre Zabun, İbrahim Halil Akman, Tarık Erginay, Berat Arıkan gelecek için Türk Voleybolunun yıldız adayları olarak dikkatleri çektiler.

      Filenin Efeleri'nin Avrupa ve Dünya Şampiyonalarındaki yükselişini bu yıl FIVB Milletler Ligi'nde de devam ettirmesi ile voleybolseverlerin artan ilgisi bir süre sonra bu yıldız adaylarının kadroya girecke olmasının da etkisiyle uzun yıllar sürecek bir akım da başlamış olacak.

      Bu vesile ile bu önemli hamleyi gerçekleştiren Spor Toto kurumunu ve spor kulübü yönetimine ve emeği geçen herkese bir voleybolsever olarak teşekkür ederiz.

      Voleybol Aktüel 

      Fatih Terim Haklıydı… Peki Türkiye’de Bunu Yapan Hiç mi Yok?

      Geçtiğimiz günlerde Fatih Terim, Fransa’nın Clairefontaine Akademisi’ni anlattı.
      Aslında anlattığı bir futbol tesisi değildi.
      Bir sistemdi.
      Bir çocuğun sadece futbolcu değil, insan olarak yetiştirildiği bir modeldi.
      Dinlerken yıllar önce yazdığım “Federer Türkiye’de doğsaydı” yazısı geldi aklıma.
      Çünkü mesele hiçbir zaman Federer değildi.
      Mesele, Federer’i yetiştiren sistemdi.
      Yıllardır aynı benzetmeyi yapıyorum.
      Çiftçi, en kaliteli tohumu gelişigüzel toprağa atmaz.
      Önce toprağı hazırlar.
      Sonra suyunu verir.
      İklimini takip eder.
      Sabreder.
      Çünkü bilir ki kötü toprağa düşen en kaliteli tohum bile filizlenemez.
      Spor da bundan farklı değildir.
      Biz yıllardır “Neden yeni Arda Güler çıkmıyor?” diye soruyoruz.
      Belki de yanlış soruyu soruyoruz.
      Asıl soru şu olmalı: Çıkan Arda Güler’leri nasıl yetiştiriyoruz?
      İşte tam bu noktada ilginç bir örnekle karşılaşıyoruz.
      Ankara’da, çok fazla reklam yapmadan, sessiz sedasız yıllardır tam da Fatih Terim’in tarif ettiği sisteme benzeyen bir yapı kurmaya çalışan bir kulüp var: Spor Toto Spor Kulübü.
      Bu yazı bir kulüp tanıtımı değil.
      Bir sistemin mümkün olduğunun ispatı.
      Spor Toto’nun yaptığı iş, sadece voleybolcu seçmek değil.
      Hayat seçmek…
      Türkiye’nin dört bir yanında oluşturdukları antrenör ağıyla Sivas’tan Hatay’a, Şanlıurfa’dan Bingöl’e, Tarsus’tan Tokat’a,
      Bursa’dan Alanya’ya, Iğdır’a kadar yetenekli çocukları arıyorlar.
      Ortaokul Türkiye Şampiyonalarını izliyorlar.
      Okullarda taramalar yapıyorlar.
      Sonra o çocukları yalnızca Ankara’ya getirmiyorlar.
      Onlara yeni bir hayat kuruyorlar.
      TVF Spor Lisesi sınavlarına bir yıl önceden hazırlıyorlar.
      Okul hayatlarını planlıyorlar.
      Akşam kulüp antrenmanlarını yaptırıyorlar.

      Güvenli pansiyonlarda barındırıyorlar.
      Yani sadece smaç vurmayı öğretmiyorlar.
      Hayat disiplini öğretiyorlar.
      Aslında Clairefontaine’in voleyboldaki yerli versiyonunu oluşturmaya çalışıyorlar.
      Son dört yılda U15, U18 ve U21 Milli Takımlarına yaklaşık 40 sporcu vermeleri tesadüf değil.
      Efeler Ligi ve 1. Lig’de oynayan yaklaşık 60 sporcu yetiştirmeleri de öyle.
      2023-2024 sezonunda Küçük Erkekler Türkiye üçüncülüğü…
      2024-2025 sezonunda Yıldız Erkekler Türkiye Şampiyonluğu…
      2025-2026 sezonunda Genç Erkekler Türkiye Şampiyonluğu…
      Bunlar sonuç.
      Asıl başarı ise bu sonuçları üreten sistem.
      Çünkü başarı kupalarda başlamıyor.
      Başarı, bir çocuğun hayatına dokunulduğu gün başlıyor.
      Bugün Türkiye’de altyapı dediğimiz şey çoğu zaman haftada birkaç idmandan ibaret.
      Oysa gerçek altyapı; okuldur.
      Beslenmedir.

      Barınmadır.
      Psikolojidir.
      Disiplindir.
      Karakter eğitimidir.
      Kısacası bir çocuğun hayatına rehberlik edebilmektir.
      Fatih Terim’in Fransa için anlattığı model tam da buydu.
      Spor Toto’nun yapmaya çalıştığı da tam olarak bu.
      Elbette eksikleri vardır.
      Elbette daha iyisi yapılabilir.
      Ama ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var.
      Doğru tohumlar, doğru toprağa düştüğünde ürün veriyor.
      Yıllardır söylediğim gibi…
      Tohumlar yola düşerse kuşlar yer.
      Tohumlar iyi toprağa düşerse ürün verir.
       Spor Toto Spor Kulübü’nün hikâyesi de aslında tam bunu anlatıyor.
      Bir  voleybol kulübünün hikâyesini değil…
      Bir çocuğun kaderine dokunmanın hikâyesini…
      Belki de Türkiye’nin ihtiyacı olan şey yeni yetenekler aramak değil.
      O yeteneklerin filizlenebileceği daha fazla “iyi toprak” oluşturabilmek.
      Çünkü büyük sporcular tesadüfen çıkabilir.
      Ama büyük spor ülkeleri, büyük sporcuları tesadüflere bırakmaz.

      Kaynak: Türk Spor Ajansı

      Yorum Yazın