• Melike Türkan Bağlı
      Melike Türkan Bağlı

      Spiker Hataları Birbiriyle Yarışıyor

      Yayınlanma: 18 Haziran 2026

      Bugünlerde futbolda Dünya Kupası’nın da başlamasıyla birlikte voleybolda Filenin Sultanları ve Filenin Efeleri’nin heyecanına “Bizim Çocuklar”ın yarattığı coşku da eklendi.Voleybol Milletler Ligi maçlarının TRT’de yayınlanmasının sağlanmasıyla tamamlanan tartışmaların ardından TRT 1 ve TRT  Spor ekranları maç yayınlarıyla dolup taşıyor.

      İki gündür FIFA 2026’da Yeni Zelanda ile İran arasında oynanan futbol maçını sunan TRT spikerinin iki takımı birbirine karıştırması konuşuluyor. Kimileri “olabilir böyle şeyler, insanlık hali” derken, kimileri da bunu kabul edilmez buluyor. Spikerin bizzat stadyumda olduğu halde takımların sahaya çıkışlarını, bayraklarını vb. takip etmemesi sebebiyle ortaya çıktığı düşünülen bu yanlış eleştiriliyor. TRT konuyla ilgili bir açıklama yayınladı ve spikerin bundan sonraki yayınlardan alındığını belirtti. Bu durum da kendi içinde başka tartışmalar doğurdu.

      Söz konusu mesele, yoğun bir şekilde değerlendirilirken hiç gündeme gelmeyen şeyler de var: Daha önce de sık sık karşılaştığımız isim telaffuzu problemi. Spikerlerin sporcuların isimlerini doğru telaffuz etmedikleri durumlar, özellikle  voleybol seyircisi tarafından büyük bir reaksiyonla karşılanıyor ve sosyal medyada bu tepki dile getiriliyor. Futbolda tam neler olduğunu bilemiyorum, ama birkaç gün önce Mısır ile Belçika arasında oynanan maç sırasında duyduklarım, geçmişte de şahit olduğumuz bir sorunu gündeme getirmemizi gerektiriyor. Bir ismin bir dildeki telaffuzuyla benzer kültürü paylaşan başka bir dildeki telaffuzunun tam olarak aynı olmamasını anlayabiliriz. Buna bazen kullanılan alfabe ve sesletim sistemleri de yol açıyor. Ama adı “Mohamed” olarak yazılan bir futbolcunun adının spiker tarafından “Muhammed” diye telaffuz edilmesinden anlayabiliyoruz ki, spiker bu benzerliğin farkında ve ismi söylemesi gereken şekilde söylüyor. Peki, Abdelkarim diye yazılan ismi, aynı mantıkla nasıl okuması gerekir? Ufak bir akıl yürütme ve miniminicik bir kültürel duyarlılıkla Abdülkerim demesini bekleriz. Ama öyle olmuyor. Spiker Abdelkarim’e Abdelkarim, Fathi’ye Fathi diyor. Bizdeki söyleyişleri ile Abdülkerim ile Fethi… Müslüman coğrafyasında rahatlıkla rastlanabilecek yaygınlıkta iki isim! 

      Gerek takımları karıştıran, gerek isimleri olduğu gibi söyleyen, dolayısıyla kültürel bir duyarlılık ve dikkat göstermeksizin telaffuz eden spiker, spor medyasının sahip olması gereken kültür seviyesi ve bilgi birikimi hakkında bizi düşünmeye itiyor.

      Spor seyircisinin spor ile olan önemli arayüzü medya. Dolayısıyla bizler sporda olup bitenleri medyadan takip edip anlamlandırabiliyoruz. “O öyle değildi, böyleydi; aslında….” şeklinde sonradan yapılan açıklamaların seyirci nezdinde fiilî bir anlamı yok. Seyircinin karşısına, sporcunun müsabakaya çıktığı gibi hazır, idmanlı, planlı, donanımlı ve dikkatli şekilde çıkılmalı. Medyadan, yayıncılardan beklediğimiz, bu.

      Yorum Yazın