• Melike Türkan Bağlı
      Melike Türkan Bağlı

      Türk Voleybolu Seyircisiyle de Şampiyon

      Yayınlanma: 04 Mayıs 2026

      Geçen Cumartesi gecesi itibariyle VakıfBank’ın gerçekten efsânevî bir dönüşle Imoco Conegliano karşısında 3-2 galip gelerek final yükselmesinin ardından, Eczacıbaşı’nın da Scandicci’yi yenmesi ile birlikte CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi finalinin iki Türk takımı arasında oynanacağı belli olmuş ve böylece hepimiz bir bayram havasına girmiştik. Artık finalde sonucun ne olacağından bağımsız bir şekilde sahaya Türk damgası net bir şekilde vurulmuştu. Bu yüzden Pazar günü finallerin yapıldığı Ülker Sports Arena’ya tüm seyirciler bir bayram şenliğine gelir gibi geldiler. Zannediyorum VakıfBank Spor Kulübü’nün de katkısıyla temin edilen bir örnek boydaki Türk bayrakları, henüz 3-4.lük maçı oynanırken bile seyircilerin ellerinde nazlı nazlı sallanmaya başlanmıştı. Nefis bir gün oluyordu. 

      Imoco Conegliano’nun üçüncülüğü kazandığının belli olduğu maçtan sonra salon iyice kalabalıklaştı. Final maçının başladığı saat 20:00 itibariyle salon tamamen dolmuştu. Tüm salonda, çalınan coşkulu müzikler eşliğinde Türk bayrakları da sallanmaya başladı ki, eşini milli maçlarda gördüğümüz müstesna bir manzaraydı. Salonda elbette bir rekabet vardı ama bu, kendi kendimize neşe ve keyif içinde yaşadığımız bir rekabetti. Ve gerçekten çok tatlı bir şeydi! 

      Finalde ilk seti VakıfBank aldı ve arada salonun büyük ekranında salondan enstantaneler gösterilmeye başlandı. Salondaki bayram havasına eşlik eden müziklere danslarıyla katılan her yaştan taraftar ekrana yansıdı. Bir genç kız, yanında arkadaşı ile neşe içinde, üstlerinde Eczacıbaşı forması olduğu halde boyunlarında VakıfBank atkısı ile görülüyorlardı. Ardından görüntü değişiyor, bir bebek bir “tiger” kıyafetiyle, VakıfBank atkısı takmış babasının kucağında hoplatılıyordu. Görüntü yine değişiyor, bu sefer de VakıfBank formalı bir baba ile elinde Eczacıbaşı bayrağı olan kızı yanyana görülüyordu. Bir başka görüntüde Nilüfer Belediyespor Eker formalı bir kız vardı ve heyecanla formasını gösteriyordu. İkinci seti gene VakıfBank aldı, üçüncü sette Eczacıbaşı galip geldi, dördüncü seti de VakıfBank kazanarak şampiyonluğa ulaştı. Yine aynı türden görüntüler ve yine aynı neşe devam etti. Takımlar arasındaki rekabetin, Türk finalinin mânâ ve ehemmiyetinin önüne geçmediği, harikulâde bir birlik ve sevinç duygusunun hâkim olduğu şâhâne bir akşamdı. İki Türk takımı final oynadı, biri şampiyon oldu ama çok net bir şekilde, seyirci de takdire şâyândı ve âdeta seyircilikte şampiyondu. 

      Sonuç olarak, Türk voleybolu, voleybol seyircisinin davranış kalitesi bakımından kendini çok anlamlı bir akşamda ispat etti. Bence bir başka ispat alanı da, Türk voleybolunun kalitesi ve kimliği meselesiydi. Son zamanlarda İtalyan Voleybol Federasyon Başkanının ifadeleri doğrultusunda çeşitli polemiklerle gündeme gelen kalite ve kimlik tartışmalarının yersizliği açık şekilde gösterilmiş oldu. Avrupa’nın kulüpler nezdinde en üst seviyedeki şampiyonası olan CEV Şampiyonlar Ligi’nde iki Türk takımı iki İtalyan takımını yenerek podyumun zirvesine yerleşti. Seyircilerin kulüp aidiyetlerinin dışına çıkarak ortaklaşa kutladığı ve tadını çıkardığı şey de bu büyük başarıdır. 

      Yorum Yazın